DİN ELDEN GİDİYOR !

İster mırıldanarak… İster homurdanarak… İster tekmeyle, ister yumrukla…

İster siyasetle, ister ticaretle… İster rızayla, ister propagandayla… İsterse de mermi veyahut bombayla…

Biri size “din elden gidiyor” derse… İnanın ona !

Çünkü onun dini elindedir… Yani kendince dini “ele” geçirmiştir ! Ve… Birilerinin elinden alacağını sandığı aletini yitirmenin paniği ve hezeyanı içerisindedir… İnanın ona, doğru söylüyor !

El… Bedenin bir azasıdır ! İş görür, alet tutar… O da elinde tuttuğu için… Dini alet edinmiştir ! Din onun aleti, beden ise varlığıdır ! Her şeye bu beden kisvesinden bakar… Bedenini, yani sahip olduğu tek varlığını kılıktan kılığa koyar… Şekilden şekle sokar ! Saçı, sakalı, bıyığı, kıyafetiyle… Bedenini aletine göre donatır… Sanır ki icat ettiği o alet o suretle iş yapacak ! Suretperesttir ! Dindar görünmesinin sebebi, dini “elinde” tuttuğunu göstermektir ! Nefsini… Varlık sandığı bedeninin arzu ve isteklerinden kurtaramadığı için… Nefsini ilah edinmiştir !

Okumaya devam et “DİN ELDEN GİDİYOR !”

 

16 / 24 ARALIK MİLATTAN ÖNCE !

Milattan önceydi… Yani… Takvimler henüz 16 / 24 Aralık 2013 tarihlerini gösteriyordu !

Kuran’ı Kerim ineli 1381 yıl olmasına rağmen… İnsanların büyük kısmı henüz… İşin sırrının kendisinde olduğunu anlayamamış… Kurtuluşu hala dışarılarda arıyordu !

Anlayabildiği kadar (!) kendince bir şeyler yapmaya çalışıyor… Kalabalık iftar sofraları kuruyor, topluca namazlar kılıyor, toplu zikir ayinleri yapıyor, cumaya gidiyor, hep birlikte dualar ediyordu… Kurbanlar, zekatlar, sadakalar, bağışlar, yardımlar, himmetler, burslar… Haclar, umreler… Büyük ölçüde bir gösteriş vesilesiydi ! Sadece adaklar değil kurdele bile besmelesiz kesilmiyor… İnsanlar takvada ne kadar ileri gittiğini birbirlerine göstermeye çalışıyordu ! Sözüm ona tek referans İslam’dı… Rableri arada bir Cleveland dese de özellikle Pensilvanya’yı hiç atlamadan… Verdikçe veriyordu ! Tarikatlar, cemaatler hizmet aşkına birbiri ile yarışıyor…Büyük bir kesim kendince “asrı saadette” yaşıyordu !

Ama gel gelelim… O dönemlerde… İslam’dan anlaşılan sadece işin bu zahiri gösteri kısmıydı. Çünkü o dönemlerde insan hala… Kendisini Allah’a, kendisi gibi bir ölümlünün ulaştırabileceğini sanıyor… O kişinin Allah’la arasının çok iyi olduğuna… Allah’a iman ettiğinden daha fazla iman ediyordu ! Ve o ölümlüye tutunarak hidayet bulacağına, o ölümlünün Allah ve Resulü katındaki şahsi hatırına (!) istinaden kurtulacağına inanıyordu… Bunu fırsat bilen ve fırsattan istifade kendilerini şefaatçi olduğuna inandıran bezirganlar da… Kendi kendilerine kurdukları tarikat, cemaat gibi yapılarla dünyalıkta birbiri ile yarışıyordu !

Okumaya devam et “16 / 24 ARALIK MİLATTAN ÖNCE !”

 

O DARBE ASLINDA HİÇ OLMADI !

15 Temmuz ABD ile Rusya kavgasıdır ! Oyun tahtası Türkiye’dir…

Şimdi şöyle geriye yaslanıp sakince olup bitene bakalım… Aslında ne oldu ?

Yazı çok uzun görünüyor diyenler, en aşağıya inin ve sadece son paragraflara göz atın… Yine de okumazsanız paranızı iade edeceğim…

Ben ABD olsam… Rusya’nın oradaki varlık ve etkinliğini kabul edip Ortadoğu’yu tek parça halinde yönetmenin imkansız olduğunu anladığım için… Orada bana ihtiyaç ve bağımlılıkları sürebilsin diye… Sürekli birbirlerine tehdit oluşturabilecek ve burnu boktan çıkmayacak, küçük devletçikler ve özerk yönetim birimleri oluştururum… Bunun için Irak’ın kuzeyi, Suriye’nin kuzeyi ve son olarak ta Türkiye’nin güneyini parçalamam gerekir… Türkiye’yi bilerek sona bırakırım… Çünkü ilk ikisini parçalarken onu kullanmam gerekir… Bu sayede o bölge ve Arabistan’daki petrol artı doğalgazı (özellikle Katar) istediğim gibi yönlendirebilir… Ve oluşturacağım bu koridorla Rusya’yla birlikte hareket eden İran’ın enerjisinin Akdeniz’e ulaşmasını da engellerim…

Ben Rusya olsam… Batımda Ukrayna ile kesilmiş olan yolumun bir de güneyimde oluşacak bu yapıyla engellenmesine olanca gücümle direnirim… Türkiye üzerinden geçen mavi akım hattı benim can damarlarımdan birisidir… Ve Türkiye’nin bölünüp parçalanması benim için hem müşteri kaybı hem bu damarın kopması hem de güneye açılan yolumun kapanması demektir… Yani hayati bir kayıptır…

Ben ABD olsam… Türkiye’yi kullanıp Irak ve Suriye’yi hallettikten sonra… Türkiye’nin güneydoğusunu ayırmak için önce orada “özerk yapı” tesis etmek isterim… Bunun için önce bölgeyi yıllarca terörize etmiş olmam gerekir… Orada kimlik siyasetini kullanıp milliyetçi akımlar üretirim ve terörün esasında oradaki halkın “demokratik taleplerinin” karşılanmamasından kaynaklandığı propagandasını yayacak “maşalar” kullanırım… Yıllar içerisinde terörden usanan toplum artık yavaş yavaş bu “demokratik taleplerin” karşılanmasına uyum sağlayacak ve kurulacak pazarlık masalarına tolerans göstermeye başlayacaktır…

Okumaya devam et “O DARBE ASLINDA HİÇ OLMADI !”