SAVCILIĞIN TALİMATIYLA SALIVERİLDİ !

Şu haberi okumaktan bıktık usandık bu ülkede artık “karakolda alınan ifadesinden sonra savcılığın talimatıyla salıverildi” !

Kim bu “salıverilen” ? Taciz eden, tehdit eden, küfür eden, darp eden, basitçe (!) yaralayan, havaya ateş açan, kadına şiddet uygulayan, kamu düzenini bozan, huzur kaçıran, her ne haltsa “taksirli suç işleyen” ! Sözün özü, kendini yiğit sanan ama güvenini arabasının koltuk altından çıkardığı sopadan, cebinde taşıdığı çakıdan, belinde sallandırdığı tabancadan, evinde yatak altına sokuşturduğu pompalıdan alan… Aciz, basit, zorba, kolpa şehir eşkıyası. Tek kelimeye sığdırmak gerekirse, yıllar öncesinin Leman dergisinin isimlendirdiği şekliyle MAGANDA !

Eşiniz güvende değil, çocuğunuz güvende değil, yaşlı ananız babanız güvende değil, siz güvende değilsiniz ! Sürekli salıverildikleri için hiç gizlenmiyor, büyük bir özgüvenle hareket ediyorlar. Trafik bunlarla kaynıyor, sokaklar, caddeler, meydanlar, iskeleler, istasyonlar, otobüsler, metrolar, hastaneler bunlarla kaynıyor. Kimi zaman bindiğiniz taksinin içinde, kimi zaman çocuğunuzu taşıyan servisin direksiyonunda, sokakta, alışverişte, düğünde, dernekte, hatta hazindir ki kimi zaman eline baktığı için mecburen kendisine katlanmak zorunda olan bir kadının yatağında !

Yıllar öncesinden bir haber hatırlıyorum; Erzurum’da bir ramazan günü… Otogarda bir kişinin su içtiğini gören bu yaratıklar üzerine saldırıpdövüyorlar. Elbette, alınan ifadelerinin ardından talimatla salıveriliyorlar… Gelgelelim dayak yiyen, orada mola vermiş bir otobüste yolculuk yapan bir savcı ! Salıveren savcı !

Ben bir gün bizzat şahit oldum… Nöbetçi savcının odasının önünde yirmili yaşlarda bir çocuk, polis belli ki ifadesini alıp savcıya getirmiş. Kapı açıldı çocuk içeriye kafayı uzatıp savcıya “abi nasılsın” diye sordu, içeriden direkt çocuğun ismiyle hitap eden bir ses geldi “iyiyim sen nasılsın” ! Belli ki az sonra talimatla salıverilecek. Polise sordum suçu nedir diye, elindeki cep telefonuyla oynarken yüzüme bakmadan yanıtladı “gasp” !

İşin psikolojik ya da sosyolojik tahliline girecek değilim. Bu ülke psikologlar ve sosyologlar için inanılmaz derecede bereketlidir, işin uzmanları uğraşsın ! Benim işim yöneticilerle.

Cumhuriyetin ilanından bu yana tam 15 bin tane kanun çıkartmışız… Dile kolay, nerdeyse yüz yıllık tarihimizde 15 bin kanun ! Yetmemiş bin civarında da kanun hükmünde kararname… Sokaktaki alelade insanın anayasayla teminat altına alınmış olan en temel beklentisi, can ve mal güvenliğinin teminatı kim ? Bu kanunları çıkartan, uygulamak ve denetmekle görevli olan devlet ! Bırakın bizler gibi sıradan insanları, bu devlet kendi doktoruna kendi savcısına yapılan saldırıya karşı bile caydırıcı olamıyor. Demek ki hukuk sadece kanun çıkarmak değilmiş !

Haydi düne kadar bahanelerimiz vardı, devlet yeterince hızlı işlemiyordu. Ama artık yeni rejimle tüm zaaflarımızdan kurtulduk ! Hamdolsun… Artık ne kanun çıkartırken ayağımıza dolanan meclise ne de bürokratik oligarşiye takılmamıza gerek yok. Hakimlere ve savcılara en ve tek yetkili ilk ağızdan ayar verebilecek güce de eriştik.

Ne bekliyoruz Reis ? Islah et artık şu CHP döneminden kalma yaratıkları, kes cezalarını !

ERDEN ÜÇÜNCÜOĞLU

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir