HALT BANKASI !

Mehmet Hakan Atilla !

Halkbank’ın ULUSLARASI BANKACILIK işlemlerinden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı idi… Dün ABD’de Zarrab davasıyla aynı konudan tutuklanarak uluslar arası bankacılık işlemlerinden soru(N)lu oldu !

Bir şahıs… Kendi masumiyetinden emin olsa dahi… Görevi gereği tam da işin göbeğinde olması sebebiyle… Suçlanacağını bile bile bir ülkeye neden gider ? Önümüzü görebilmek için… Son derece ilginç olan bu sorunun cevabını bulmamız lazım… İlginç olan Atilla’nın tutuklanması değildir çünkü bu beklenen doğal sonuçtur ! İlginç ve önemli olan… Bu doğal sonuca yani beklenen tutuklamaya sebep olan seyahatin hakiki gerekçesini ve sorumlusunu bulabilmektir. Atilla’yı kim hangi görevle ABD’ye yolladı ? Yani… Bu kez kandırılan (!) kim ?

Dava hakkında basında çıkan haberlerden takip edebildiğimiz kadarıyla…ABD’nin elinde Zarrab’la başlayıp, Erdoğan’ın yakın çevresine… Aile fertlerine… Ve hatta belki de kendisine uzanacak ciddi suçlamalar varken… Şimdi ikinci bir sanık daha emanet edildi ! Tek sanıklı bir dava iki sanıklı hale getirildi ! Tek sanıkla top çevirmek biraz daha kolayken… Şimdi iki sanığın çapraz sorgusu ve ifadeleriyle… Sonuca gitmek daha da kolaylaştı !

Söz konusu ABD olunca… Tüm bu suçlamaların uluslararası hukuka uygun olup olmadığı elbette önem arz etmiyor ! Biliyorsunuz mızrağı çuvala sığdırmak konusunda dünyadaki en mahir ülke ABD’dir ! İç hukukunuzun size sağladığı dokunulmazlık zırhı işlemez ve… ABD’nin yasa ve çıkarlarına aykırı hareket edip hüküm giymeniz demek… Hem ABD hem de ABD ile suçluların iadesi anlaşması bulunan 100 küsur ülkede suçlu olarak muamele görmeniz anlamına gelir ! Yani… Artık tüm dünyada hummalı muamelesi görmeniz ve içeriye hapsolmanız !

Unutkanlık hastalığımız malum… Olayın gidişini anlayabilmek için hafızaları tazeleyelim…

– 19 Mart 2016, Zarrab ABD’de tutuklandı… Öncesinde sadece Ebru Gündeş’in eşi olarak bilinen, şaşaalı yaşantısı ve göz alıcı servetiyle tanınan Rıza Zarrab’ın adı… 17 / 25 Aralık olaylarında dönemin istifa eden bakanları ve Halkbank Genel Müdürü’ne rüşvet ve pahalı hediyeler verdiği iddialarıyla tüm kamu oyuna malolmuştu. Ailesiyle birlikte seyahat amacıyla (!) gittiği ABD’de Manhattan Savcısı Pret Bharara’nın talebiyle tutuklandı. Suçu özetle… ABD yasaları ve çıkarlarına aykırı olarak İran’a uygulanan ambargoyu delmek ! Bir şahıs suçlanacağını bile bile bir ülkeye neden gider ?

– 10 Haziran 2016, Erdoğan Muhammed Ali cenazesi için ABD’de… Bu detay, konunun akışı ile direkt ilgili değilmiş gibi görünür… Ancak o dönem Obama yönetimindeki ABD’nin Erdoğan’a karşı olan tavrını netleştirmiş olması bakımından… Bu ziyarete dikkatle bakmak gerekiyor… Hatırlayacağınız gibi Erdoğan’a bu ABD ziyaretinde sıradan birisi gibi muamele edilmiş… Cenazede konuşma yapması engellenmiş… Beraberinde götürdüğü Diyanet İşleri Başkanının Kur’an okuması istenilmemiş… Rahmetlinin tabutunu sarmak üzere götürdükleri Kabe örtüsü de ellerinde kalmıştı. Bunun üzerine Erdoğan ve beraberindeki heyet programı iptal ederek (!) derhal yurda dönmüştü. ABD yönetiminin bu tavrı, kendileri tarafından artık Erdoğan’ın kesin ve net bir şekilde gözden çıkarıldığı şeklinde yorumlanmıştı. Bu tavır aşağıda okuyacağınız 19 Eylül’deki BM toplantısında da aynen sergilenecekti.

– 15 Haziran 2016, Zarrab’ın duruşması 20 Hazirana ertelendi… Davanın bu ilk ertelemesi sonraki her erteleme gibi mutlaka geçerli bir hukuki gerekçeye bağlanacaktı. Ancak biri hariç… Aşağıda dikkatinizi çekecek…

– 20 Haziran 2016, Zarrab’ın duruşması 6 Eylül’e ertelendi… Bu ertelemeyi ABD tarafından Ağustos ayında planlanan ancak ABD’nin ihtiyarı dışında daha önce patlatılan darbe girişimine bağlamak yersiz olmaz… Darbenin tutup tutmama olasılığına karşın alınmış bir tedbirdir.

– 15 Temmuz 2016, Darbe… Başarısız oldu (!) ve…

– 30 Ağustos 2016, Zarrabın 6 Eylüldeki duruşması iptal edildi… Yeni tarih 5 Ekim, yeni bir planın devreye alınması için zaman gerekiyor…

– 19 Eylül 2016, Erdoğan ABD’de… Önceden planlanmış olan Birleşmiş Milletler toplantısı için ABD’ye giden Erdoğan’ın Genel Kuruldaki konuşması sırasında… Nerdeyse bütün delegeler anlaşmış gibi salonu terk eder… Erdoğan bir kez daha “dünyanın 5 ten büyük olduğunu” söylerken neredeyse boş sıralara konuşmaktadır… Muhammed Ali’nin cenazesinde karşılaştığı muamelenin bir benzeri de burada cereyan eder…

– 5 Ekim 2016, Zarrab davasında karar çıkmadı… Yeni tarih 23 Ocak 2017 olarak açıklandı, yeni plan devreye alınıyor…

– 11 Ekim 2016, Bahçeli’den şok anayasa değişikliği teklifi… ABD’nin planının ne olduğu anlaşıldı… ABD daha önce… Irak, Tunus, Libya, Mısır, Afrika ve Arap ülkeleri gibi birçok ülkede defalarca kez tecrübe ettiği ve… Hiç hata yapmadan kolaylıkla sonuca gittiği klasik planını uygulamaya koyuyor… İçeriye hapsedilmiş tek adam yönetimi, ekonomik çökertme, iç kargaşa ve… İçe çöküş ! ABD’nin bu plan için kullandığı enstrüman… Daha önce Türkeş ve Milliyetçi Hareketin eski tüfek önderleri tarafından “ajan” olduğu açıkça ifşa edilmiş olan, Bahçeli ! Erdoğan bir gün yine “kandırıldığını” anlayacak mı ?

– 11 Ekim 2016, Erdoğan ve AKP kurmayları Bahçeli’nin zokasını yutuyor… Anayasa değişikliğini tamamen gündeminden çıkarıp…Mevcut rejimin tüm sınırlarını zorlayarak sisteme hakim olmasına rağmen… Maalesef Erdoğan ve AKP… ABD’nin Bahçeli eliyle uzattığı bu yersiz ve zamansız yemi anlayamıyor… Kim bilir ? Belki de anlıyorlar ama… ABD’de değişecek olan yeni yönetimden kendilerine umut besleyecek bahaneler üretip… Hırslarına hakim olamıyorlar.

– 8 Kasım 2016, Trump kazanıyor… ABD’de yeni yönetim… Bizde yeni umutlar yeşertiyor ve anayasa değişikliği çalışmalarına olanca hızla gaz veriliyor…

– 30 Kasım 2016, Bharara Trump ile görüşüyor… Trump savcı Bharara’ya göreve devam edeceğini bildiriyor… Ve savcı bu görüşmeden çıkar çıkmaz aniden Zarrab duruşması 23 Ocak 2017’den 16 Ekim 2017’ye erteleniyor… Gerekçe ? Bilinmiyor… Takdir yüce ABD yargısının ! Ancak bir detay var… Seçilmiş Başkan Trump görevini Obama’dan 20 Ocak 2017’de devralacak… Ve Türkiye’deki olası (!) anayasa referandumu Nisan ayında yapılacak !

– 20 Ocak 2017, Trump görevi devraldı… Yeni dönem umutlarla (!) başladı…

– 12 Mart 2017 Bharara görevden alındı… Yeni dönemin umutları sanki karşılıksız değil gibi…

– 28 Mart 2017, Mehmet Hakan Atilla tutuklandı… Umutlarda ani çöküş !

Tüm bunlar olup biterken… Tüm dünyada yalnız ve desteksiz kalmamız… Sözüm ona ürettiğimiz tüm dış politika enstrümanlarının elimizde patlaması… Tüm ekonomik ve ticari ilişkilerimizin yara alması, turizmin çökmesi, iç piyasadaki durağanlık … Bir tesadüf müdür, yoksa ağır ağır ama tıkır tıkır işleyen bir planın parçası mı ?

Bundan sonrası tamamen taviz yönetimiyle çözülecek bir süreçtir… Ne vereceğiz ve sonuçta elimizde ne kalacak ?

Ve korkarım bu kez…

Elimizde Avrupa içlerine salmakla tehdit edeceğimiz Suriyelilerden başka kozumuz kalmadı !

Neyse ki yollarımız ve köprülerimiz var… Oradan yürürüz !

ERDEN ÜÇÜNCÜOĞLU

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir