SARI YELEK !

 

Fransızcada “ölümü gösterip sıtmaya razı etmek” diye bir atasözü var mıdır ? Bilmiyorum. Eğer yoksa da kendi atalarının ayıbıdır. Hamdolsun… Bizde var !

Atalarının bu vurdum duymazlığından ötürü adamlar belli ki zam yapmayı bile beceremiyorlar, eline yüzüne bulaştırıyorlar. Sen çıkıp aylar öncesinden benzine mazota yapacağın zammı açıklayacaksın, hangi tarihte yürürlüğe koyacağını belli edeceksin… Sonra da çevreci politikaların falan arkasına sığınacaksın. Millet de boş duracak. Yok öyle yağma ! Eğer öyle yağma varsa… Halk da böyle sarı yeleği sırtına geçirip ayaklanır, sana yağmanın kralını gösterir. Sonra geri adım attırıp tükürdüğünü yalatır.

Zam denilen şey bir kere “hart” diye yapılır, öncesinde kimselere haber verilmez. Dün depoyu dolduranlar sabah duyunca keyiflenir, 20 lira karla kendilerini sisteme galip gelmiş hisseder. Boş depoyla yakalananlarsa “bu günkü halimize de şükürler olsun” deyip bir sonraki fırsatı bekler.

Ayrıca… Zam yapmanın en önemli düsturlarından biri yetecek kadar değil yeteceğinin iki katını yapmaktır. Hart diye yapıp sonra kamuoyuna bakarsın. Eğer  “bugünkü halimize de şükürler olsun” endeksi beklenenden fazla düştüyse… Yaptığın zammı “sıtmaya razı olma” oranı kadar indirirsin. Herkes sana müteşekkir olur, toplumsal mutluluk endeksi yine düzelir.

Bir de her şeye tek tek zam yapılmaz, gereksiz ve ürkütücüdür. Toplu çözüm için yıl içerisinde devalüasyon yapar, yıl sonunda yeniden değerlendirme oranını artırırsın… Her şey hart diye zamlanır. Sebebi bellidir; dış güçler ve iç stokçular.

Bakın… Bu yıl içerisinde dolar 3,70 ten hart diye 7 liralarla dayandı. Sonra 5 buçuk liraya indi. Şayet 3,70’ten 5 buçuğa çıkıp orada kalsaydı yani hiç 7’leri görmeseydi “bugünkü halimize de şükürler olsun” endeksi yerlere çakılacaktı. Ama önce 7’ye dayanıp sonra 5 buçuğa gerileyince… Biz o endeksi “hamdolsun” noktasına çıkartabildik. Ne mutlu bize…

Sonuçta dolar her ne kadar matematiksel olarak 3,70’ten 5,50’ye çıkmış olsa da… Yani geldiğimiz noktada bilimsel olarak %50 devalüasyonu ve dolaylı olarak bir o kadar da enflasyonu kucağımızda bulsak ta… Bize göre hamdolsun dolar ölüm seviyesi olan 7 liralardan sıtma seviyesi olan 5 buçuklara inmiştir. Bu çok önemli bir kafadır ve dünyanın her yerinde kolay kolay bulunmaz. Kıymetini bilmeliyiz…

Zam derken sadece fiyat artışı değil tabiî ki… Ücret artışına da zam diyoruz. Asgari ücret zammı iki ucu boklu değnektir… Çok fazla yaparsan işvereni, az tutarsan işçiyi küstürürsün “bugünkü halimize de şükürler olsun” endeksi yine sapar. İşvereni fazla örselersen önce eleman azaltır, baktı olmuyor kayıt dışı çalışmaya zorlar, yine olmadı işyerini kapatır. İşsizlik rakamları yükselir. Hele seçim öncesi, hiç göze alınabilir bir şey değildir. Mecbur… İşçiye önce ölümü gösterip sonra sıtmaya razı etmek gerekir. Önce bir miktar zam yapar malum endeksi yoklarsın. Sonra “bu da benden olsun” deyip cepten ulufe dağıtır gibi 100 kağıt daha ateşlersin. Seçim önü mutluluk zirve yapar, seçimden sonra vergi arttırıp geri alırsın.

Eeeyy Fransa ! Hep Fransız kalıyorsun çünkü bunları bilmiyorsun… Bak bize hiç kimse öyle “sarı yelek” operasyonu çekebiliyor mu ? Öğren bunları… Kıyağımız olsun.

Hem hamdolsun hem de bugünkü halimize de şükürler olsun !

ERDEN ÜÇÜNCÜOĞLU   

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir